Lorem ipsum dolor sit amet, consectet eiusmod tempor incididunt ut labore e rem ipsum dolor sit amet. sum dolor sit amet, consectet eiusmod.
| Mon - Fri: | 8:00 am - 8:00 pm |
| Saturday: | 9:00 am - 6:00 pm |
| Sunday: | 9:00 am - 6:00 pm |






Miyomlar, kadınlarda özellikle üreme çağında sık görülen, rahmin kas tabakasından kaynaklanan iyi huylu tümörlerdir. Birçok kadın yaşamı boyunca farkında olmadan miyom taşıyabilir. Bazı miyomlar hiçbir belirti oluşturmazken, bazıları yoğun adet kanamaları, kasık ağrısı, sık idrara çıkma, karında şişlik veya gebelikle ilgili sorunlara yol açabilir. Bu nedenle miyomların düzenli olarak takip edilmesi ve gerekli durumlarda tedavi edilmesi önemlidir.
Miyom tanısı alan her kadının ameliyat olması gerekmez. Tedavi kararı; miyomun sayısı, büyüklüğü, yerleşim yeri, oluşturduğu şikâyetler, hastanın yaşı ve çocuk sahibi olma planı dikkate alınarak kişiye özel olarak verilir. Günümüzde gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve modern cerrahi teknikler sayesinde miyomlar başarılı bir şekilde takip ve tedavi edilebilmektedir.
Miyom, rahmin kas dokusundan gelişen iyi huylu bir tümördür. Tıbbi olarak uterin leiomyom veya rahim fibroidi olarak adlandırılır.
Miyomlar tek bir adet olabileceği gibi çok sayıda da görülebilir. Boyutları birkaç milimetreden rahmi büyütecek kadar büyük kitlelere kadar değişebilir.
Miyomlar kanser değildir ve büyük çoğunluğu yaşam boyunca iyi huylu olarak kalır. Ancak düzenli takip edilmesi gereken oluşumlardır.
Miyomların kesin oluşum nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak gelişiminde hormonlar ve genetik faktörlerin önemli rol oynadığı düşünülmektedir.
Miyom gelişme riskini artırabilecek faktörler şunlardır:
Bu faktörlerin bulunması her kadında miyom gelişeceği anlamına gelmez.
Miyomların oluşturduğu belirtiler; büyüklüklerine, sayılarına ve rahim içerisindeki yerleşimlerine göre değişebilir.
En sık görülen belirtiler şunlardır:
Küçük miyomlar ise çoğu zaman hiçbir belirti vermeden rutin jinekolojik muayene sırasında tespit edilir.
Miyomlar rahim içerisindeki yerleşim bölgelerine göre sınıflandırılır.
Rahmin kas tabakası içerisinde yerleşen ve en sık görülen miyom tipidir.
Rahim iç boşluğuna doğru büyür. Özellikle yoğun adet kanaması ve infertilite ile ilişkili olabilir.
Rahmin dış yüzeyine doğru büyüyen miyomlardır. Büyük boyutlara ulaştığında çevre organlara baskı yapabilir.
Rahme ince bir sap ile bağlı olan miyom türüdür ve hem rahim içinde hem de rahim dışında gelişebilir.
Miyom tanısı çoğu zaman kadın doğum muayenesi sırasında konulur.
Tanıda kullanılan yöntemler şunlardır:
Ultrason, miyomların yerini, sayısını ve büyüklüğünü değerlendirmede en sık kullanılan yöntemdir.
Her miyom gebeliğe engel değildir. Ancak bazı miyomlar rahim boşluğunu bozarak embriyonun yerleşmesini zorlaştırabilir veya gebelik sürecini etkileyebilir.
Gebelik üzerinde etkili olabilecek durumlar:
Çocuk sahibi olmayı planlayan kadınlarda miyomun yerleşim yeri ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.
Evet. Miyomlar gebelik öncesinde var olabileceği gibi gebelik sırasında yapılan ultrason kontrollerinde de tespit edilebilir.
Gebelikte miyom;
Ancak miyomu bulunan birçok kadın herhangi bir sorun yaşamadan sağlıklı bir gebelik geçirebilir.
Miyom tedavisi hastaya özel planlanır. Belirti vermeyen küçük miyomlarda yalnızca düzenli takip yeterli olabilir.
Tedavi seçenekleri şunlardır:
Tedavi seçimi; hastanın yaşı, şikâyetleri, çocuk sahibi olma isteği ve miyomun özelliklerine göre belirlenir.
Her miyom ameliyat gerektirmez. Ancak bazı durumlarda cerrahi tedavi önerilebilir.
Ameliyat gerektirebilecek durumlar:
Cerrahi karar ayrıntılı değerlendirme sonrasında verilmelidir.
Miyomlar iyi huylu tümörlerdir ve büyük çoğunluğu kansere dönüşmez.
Bununla birlikte özellikle menopoz sonrasında hızla büyüyen rahim kitleleri mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Rahimde görülen her kitlenin miyom olduğu düşünülmemeli, kesin değerlendirme uzman muayenesi ile yapılmalıdır.
Miyom ameliyatı sonrasında yeni miyomların gelişmesi mümkündür.
Tekrarlama riski;
gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir.
Bu nedenle ameliyat sonrasında da düzenli kadın doğum kontrolleri önerilir.
Miyom oluşumunu tamamen önleyen kesin bir yöntem bulunmamaktadır.
Ancak kadın sağlığını korumaya yönelik şu alışkanlıklar önerilebilir:
Erken teşhis sayesinde miyomlar büyümeden takip edilebilir ve uygun zamanda tedavi planlanabilir.
Miyomlar kadınlarda en sık görülen iyi huylu rahim tümörleri arasında yer alsa da her miyom aynı şekilde davranmaz. Bazıları hiçbir şikâyete neden olmadan yalnızca takip edilirken, bazıları yaşam kalitesini düşüren belirtilere veya doğurganlıkla ilgili sorunlara yol açabilir.
Bu nedenle miyom tanısı alan her kadının düzenli kadın doğum kontrollerini aksatmaması ve tedavi kararının bireysel özelliklerine göre planlanması önemlidir. Erken tanı, doğru takip ve uygun tedavi sayesinde miyomların neden olduğu birçok sorun başarılı bir şekilde yönetilebilir.